08 Nis 26 - Çar 6:18:pm Sine-i Millet
Dark Light

Blog Post

Sine-i Millet > Articles by: sineimillet

PROTESTO

Beyza Kaya’nın kaleminden… Halkın öfkesinden çatlayan tomurcuklar,Açacak yetimin boğuk sesini.Alkanlara bulanan kaldırımlar,Kusacak taşların hain kirini.Pankartlar, protestolar, ayaklanmalar…Uçurumu andıran bakışlarınKabul olurken yakarışları,Zalimin zulmüyle çalkalanırkenDünya,Soracak vicdanlara kanın sesini.Ve şerefli yazıcılarÜstlenecek onu;Yüce Rab,Lütfedecek kanayan topraklaraGizli feyzini. Partizan çığlıklarla birlikteBir yumruk olupİnerken halk,Tüm çare arayışlarınıSulayan imanın vahşeti.Zeytin dallarında eğlerken direnişi,Yeşil bir ışık olup yakacak alemi.Biliyoruz. Dokunulsa yanacak,Üflense hayat bulacak […]

devamını oku

FARELER VE İNSANLAR

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… ‘’Bir artı sıfır’’ bir hayatı yaşamakla bir değer için yaşamak arasında gidip gelen George’un hayata tutunduğu tek manevi bağı, aklı kıt kudretli dev Lennie’dir. Yetersiz zekasını cüssesi kadar büyük kalbiyle tamamlamaya çalışan Lennie de yürekten bağlıdır George’a. George ve Lennie, umutları için kendilerini yollara vuran Amerikan rüyasının lanetlilerinden sadece iki kişidir. […]

devamını oku

ÇOCUKLARA DOKUZ IŞIK

Ali Oruç’un kaleminden… Milletini sev ki çocuk, milliyetin yaşasınTürk’sün sen unutma, ne değnek ne maşasınBazen Cemal, bazen Talat, bazen Enver Paşa’sınNefes aldığın müddetçe Milliyetçi ol çocuk. Türklüğün yanına İslam’ı da koy gelAlma mazlumun malını, yüreğinle doy gelTürkeş gibi dik dur, mertlik meydanında boy verNefes aldığın müddetçe Ülkücü ol çocuk. Dilin ne söylerse bedeninle orda durGarbın […]

devamını oku

Türkiye’deki Ermeniler ile İlişkilerimiz – 1

Fatih Çelik’in Kaleminden… Türkler ve Ermeniler tarih boyunca Anadolu’da birlikte yaşamış iki toplumdur. Selçuklu döneminde başlayan ilişkiler, Osmanlı Devleti zamanında daha da gelişmiş ve Ermeniler “Tebea-i Sadıka” (Sadık Tebaa) olarak anılmıştır. Yüzyıllarca Osmanlı himayesinde refah içinde yaşayan Ermeniler; ticaret, sanat, mimarlık ve devlet kademelerinde önemli görevler üstlenmişlerdir. Din ve kültür özgürlükleri korunmuş, kiliseleri desteklenmiş ve […]

devamını oku

SİGORTALI BİR İŞE GİRMEDEN MUTLU OLUNMUYOR

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Her gün sabahın yedisinde elinde içinde ne olduğunu bilmediğim bohça gibi taşıdığı poşeti, tıraşını olmuş baba bıyıklarını takınmış ezandan önce cami durağında görürüm onu. Her gün haftanın her günü. Yahu bir günde izin yapmıyor mu bu adam. Var bir haller bunda, sakin sakin atar adımlarını tanısın tanımasın kimseye selamını esirgemeden geçmez, […]

devamını oku

Bugün 26 Mart

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Bugün 26 Mart 2026, bu tarihten tam 113 sene evvel Balkan Harbi’nin sonlarına doğru Edirne, Bulgar ve Sırp birliklerine teslim oldu. Edirne’de dünyaya gözlerini açmış bir Rumeli Türkü olarak ben de yörenin acılarını anılarını söyleyen türkülerle büyüdüm. Hep geldiğimiz yerlere bir özlemi anlatan o türküler yaşadığımız bu güzel şehri de anlatırdı […]

devamını oku

KAYSERİSPOR – SİVASSPOR MEYDAN MUHAREBESİ

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Türkiye’de ilk önyargılar neyle başlar diye sorulsa sanırım “Memleket neresi?” sorusunu buna cevap olarak verebilirim. Kahvehanelerdeki falancalıya sormuşlar filancalıya sormuşlar fıkralarından, falanca yerden adam mı çıkmış bayağı genellemelerine kadar alıp götüreceğimiz bu önyargı örneklerini daha sonra ırk, dil, din ve en son fikir önyargıları izler. Fikirsel bir önyargıya erişebilmek için epey […]

devamını oku

Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım – 3

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Bir koşardım ki o ezan sesine.. Yazın güneşin, evlerin sokağa açılan avlularındaki taşları ısıttığı günlerin göğü dolduran ezan sesleri kulaklarımıza meleklerin makamından gelmiş gibi hissettirirdi çocuk ruhumuzun temizliğiyle. Henüz kimseyi aldatmamış kimsenin bizi üzmediği zamanlardı. Çocuk gözümüzle her şey daha bir renkliydi. Gözlerimizi ne vakit açacağımıza güneş, eve ne vakit gireceğimize […]

devamını oku

Çocuklarımızı Yiyen Modern Satürn; Epstein İktidarı

Goya’nın Çocuklarını Yiyen Satürn tablosu; sağır kaldıktan sonra evinin duvarlarına çizdiği Kara Resimler olarak bilinen on dört resimden en meşhuru. Satürn doğan çocuklarının yerine geçmesinden korktuğu için onları doğumlarından hemen sonra yer. İktidarının hırsı ben olmazsam olmaz anlayışının bu tabloda en güzel yansıtılan hallerinden birisi. Hiçbir iktidar gibi onunki de sonsuza dek sürmez, nihayet karısının […]

devamını oku