08 Nis 26 - Çar 6:18:pm Sine-i Millet
Dark Light

Blog Post

Sine-i Millet > Edebiyat Köşesi
PROTESTO

PROTESTO

Beyza Kaya’nın kaleminden… Halkın öfkesinden çatlayan tomurcuklar,Açacak yetimin boğuk sesini.Alkanlara bulanan kaldırımlar,Kusacak taşların hain kirini.Pankartlar, protestolar, ayaklanmalar…Uçurumu andıran bakışlarınKabul olurken
ÇOCUKLARA DOKUZ IŞIK

ÇOCUKLARA DOKUZ IŞIK

Ali Oruç’un kaleminden… Milletini sev ki çocuk, milliyetin yaşasınTürk’sün sen unutma, ne değnek ne maşasınBazen Cemal, bazen Talat, bazen Enver
UYANIŞ

UYANIŞ

Yenemezsin kaderi İnat etme hiç, eğilDikerken ak kefeniBil ki değişir fikirSarılırsın dünyayaDoğar yaşam hevesi Fakat yaşarken değil Verirken son nefesi -Behram Orak-
ALAZ

ALAZ

Uçsuz bucaksız mavi Adını bile unutmuşum kalbimdeki çatlağın Kan sızıyor hücrelerine, düpedüz ölüm bu Ama uçsuz bucaksız mavi Gözlerimdedir hüzün,
KAMBUR

KAMBUR

Dik durmaya çalıştıkça göze batar kamburu Gizlemeye çalıştıkça belirir hep mağrurluğu İçimden kusmaya çalıştığım evvel zamanın hikayesi Orada kahraman, burada
ÇELME

ÇELME

Rahat nefes aldığım ilk an varlığını hissettirir kabusum Kan ter içinde yataklardan kalkışım Ellerimdeki soğukluk sanki pıhtılaştıracak damarımda akanı Daima
İbnülemin Mahmut Kemal Bey’in Hoş Sadasına

İbnülemin Mahmut Kemal Bey’in Hoş Sadasına

Ne arifan vardır gönlükardaFeryad eder gönlü gülizardaBestedir güftedir uyandırır ruh u kadimiBen-i ademin ve gönlün olur hadimi -Çağdaş Yiğitkan- *
Kısmete Yelken Açmak

Kısmete Yelken Açmak

Umut Tolga Bulut’un kaleminden… çok uzak bir iklimindeyken hayatınsusuzken güneşin alnındabir sağanak patlasa derdimbir zambak soluklansa göğsümdeomzuma bir öpücük kondursabir
CELALİYİZ, CELALİ

CELALİYİZ, CELALİ

Ali Oruç’un kaleminden… İçimizde ne yanarsa sûrette tüter hemhaliİkiyüzlülük bilmeyenin ak olurmuş cemaliTerazimiz mertlik tartar, olamayız hesabiNamertlik dünyasında celaliyiz, celali.
SEVİLMEK

SEVİLMEK

Enes Gülçe’nin kaleminden… Sevmeyi bilmek nasip olmuş ha, ahh sevilmekSevilmek rızkı sefa, sanki deva-i misk helvasıEn ince ağrısı, sancısı hani