Şafak Öztaşkent’in kaleminden…
Bellatrix, gazap çiçeği
tadın genzimi yakıyor
kuşların cıvıltılarını parmaklarımla ektim saçlarına
baharın yeni doğan yelleri aklına her estiğinde
kanatları serinlik versin yüreğine
ışığın kelimelerime aydınlatırdı
bilinmeyenin gölgesini ayaklar altına alırdık
yoksa gördüğüm evren sen misin?
yıldızları saklar mısın Bellatrix
ay ışığı boynunun kavisinde cisimleşirken
faniler görmezken
ama önce kendini sakla ışığını çalmamalı kimse
bugün benim doğum günüm Bellatrix
sarp bir burcun kıyısında gümüşi bir ışık koparmış anamın rahminden
sen beni kaderimden tanırdın
yazgım kavrulacak kadar yakındım sana
ışık yılları kadar uzak
yarından ümidim yok Bellatrix
bu gece, hizanda yakacağım tüm ümitleri
görmeni istiyorum çünkü, izdüşümün alevleri harlamalı
kızıl bir fısıltı
dudaklarından damarlarıma dolan
ve bir şebnem tanesi gözlerimdeki buğudan
kirpiğinin ucuna konan
utanıyorum adımlarını saymaktan
saçlarından süzdüğüm onlarca akşamın avucumdan ufalanmasından korkuyorum
”zaman bir nehirdir” diyorlar
ıskaladığım soluğumdan korkuyorum
-Şafak Öztaşkent-
*
*
Her hakkı mahfuzdur. Bu sebeple yazı ve şiirlerin bu sayfadan başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak; kaynak, yazar ve şair ismi belirtilerek ya da site bağlantısı eklenerek paylaşılabilir. Aksi paylaşımlar 5846 sayılı kanuna tabidir.