Şafak Öztaşkent’in kaleminden…
İçimde bir çağ kapandı Eftelya
Dudaklarımdan akan şahdamarının
Her atımında
Zaman damla damla kanadı yüreğime
Vakitlerden bir akşamüstüydü
Tenha bir yıldız henüz kirpiklerine düşmüştü
Beslemişti sütün şiiri.
Ne buğdayın türküsü
ne icadı çeliğin
Nasırlı avuçlardan evveldi aşkın sihiri.
Vakitlerden bir akşamüstüydü Eftelya
Saçlarında nisanın ilk pazartesi
Ilık yeşil rüzgarın tadı,
Turuncu bir buluta mühürlenmiş gibiydi.
Göğün dokuz renk revnaklı ışığını
Yaratılanların en güzeli
Gözlerindeki hatırda tanıdım.
Bir gece vakti Eftelya
Ezbere bildiğim ellerinin arasından
Karanlığın izbe bir köşesine akışını kaderimin
Ve şarkta sabah yıldızının kederini
Bir yılkının soluğundaki buğuan anladım.
Sağır rüzgardan aldım haberini
Çıplak ayağının topraktaki izini
Ve sevdamın keskin isini
Tutup yazgıma yedirirken anladım.
Bir seher vakti Eftelya
Sana son kez sarılığımda
Etimi binlerce güneş yakıyordu sanki
Ve artık olmayacağın sabahları yakmaya
Bir çöp kibritin yeteceğini anladım.
-Şafak Öztaşkent-
*
*
Her hakkı mahfuzdur. Bu sebeple yazı ve şiirlerin bu sayfadan başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak; kaynak, yazar ve şair ismi belirtilerek ya da site bağlantısı eklenerek paylaşılabilir. Aksi paylaşımlar 5846 sayılı kanuna tabidir.