21 Tem 26 - Sal 2:44:pm Sine-i Millet
Dark Light

Blog Post

Sine-i Millet > Köşe Yazıları > Öğrencinin Gözünden Dijital Dünya

Öğrencinin Gözünden Dijital Dünya

Osman Akbaş’ın Kaleminden

18. yüzyılda insan gücünün yerini sanayileşmenin aldığı Sanayi Devrimi’nden bu yana hızla gelişen teknolojinin bizim dönemimizde en merak uyandıran gelişmelerinden bir tanesi hiç şüphe yok ki yapay zeka. İnternet döneminin içine doğmuş çağın gençleri olarak internetsiz dönemi görmemiş olsak da yapay zekanın gelişmesine ucundan da olsa şahitlik ettiğimizi düşünüyorum. Biz üniversite öğrencilerine ise en çok yardımcı olduğu konulardan biri şüphesiz ki dersler.

Benim öğrenim hayatım 2010 senesinde anaokulu ile başladı. İlköğretim yıllarımda ödevlerimde en büyük bilgi kaynaklarım ailem ve ders kitaplarıydı. Zamanla internetin hayatımıza daha aktif katılmasıyla birlikte daha kapsamlı bilgiye daha zahmetsiz bir şekilde ulaşmaya başladık. Çeşitli siteleri araştırarak cevaba ulaşmaya çalışıyorduk. Zamanla kimi kullanıcıların sorularını attığı kimi kullanıcıların da diğerlerinin sorularını cevapladığı internet siteleri ortaya çıktı. Tabi burada da cevaba hızlı bir şekilde ulaşamamak gibi problemler mevcuttu. Sonrasında ders kitaplarının çözülmüş versiyonlarının bulunduğu internet sitelerini keşfettim. Hangi sayfada hangi etkinliğin cevabını bulamadıysam bu siteler aracılığıyla cevaba ulaşabiliyordum. Ortaöğretim yıllarımda artık ders kitapları yetersiz kalmaya başladı ve öğretmenlerimin önerisiyle derslerde ek kitaplar kullanmaya başladık. Soru çözümü uygulamaları, YouTube’daki soru çözümü kanalları ile birlikte bu kitapları da tabiri caizse sindirebildik. Bu uygulamalar sadece ilgili kaynağın sorularının çözümünü barındırıyordu, ayrıca sorular soramıyorduk. Üniversitede iş biraz daha değişti. Hazır kaynaklar, hazır sorular yerine dersin hocasının hazırladığı slaytlar ve aynı hocanın yazdığı sorular… Konular artık daha ayrıntılı olduğu için ne ders saati ne de slaytlar yeterince anlamaya yetmiyordu. Makaleleri araştırmak, kütüphanedeki kaynakları taramak, yeri geldiğinde anlamadığımız yerleri arkadaşlarımızla tartışmak çok fazla zamanımızı aldığı gibi kafamızın karışmasına ve daha fazla yorulmamıza da sebep oluyordu. Sonrasında üniversite hayatımda dönüm noktası diyebileceğim yapay zeka uygulamaları ortaya çıktı.
Yapay zekaya anlamadığın konuları sorabiliyorsun, yapamadığın soruları çözdürebiliyorsun. Slaytları yükleyince özet çıkartabiliyor ve bu da derslerin yetişmeyeceği zamanlarda zamandan tasarruf sağlıyor. Hatta öyle bir seviyeye geldi ki bu konular hakkında çalışma soruları hazırlatıp konuyu daha iyi pekiştirmek için yapay zekayı kullanabiliyorsun.

Bu gelişmeler biz gençlerin işine yaradığı gibi bir takım tartışmaları da beraberinde getirdi. Şüphesiz yapay zeka gelişmek için insana ihtiyaç duyacak. Fakat zamanında nasıl insan gücünün yerini buharlı makineler aldıysa gelecekte de insan aklının yerini yapay zekanın alması muhtemel. Otopilotlar, jet kasalar, robot garsonlar derken yapay zeka birçok sektöre giriş yapmış durumda. İşte bu noktada bizler deyimi yerindeyse ölmeyecek mesleklere yönelmeye çalışıyoruz. Gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurmak zorundayız.

-Osman Akbaş-

*

*

Her hakkı mahfuzdur. Bu sebeple yazı ve şiirlerin bu sayfadan başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak; kaynak, yazar ve şair ismi belirtilerek ya da site bağlantısı eklenerek paylaşılabilir. Aksi paylaşımlar 5846 sayılı kanuna tabidir.

Visited 12 times, 1 visit(s) today

Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir