Rıza Can Aşık’ın kaleminden…
Futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz. Futbol öyle bir güç ki bugün yeri geliyor ülkenin siyasetine yeri geliyor sermaye odaklarının rekabetine sahne oluyor. Milli maçlarda kıtalar fetheden bir ruh, lig maçlarında fetret devrinin şehzade kavgalarını andıran müsabakalar izliyoruz. Neredeyse küçük bir ülkenin bütçesine sahip kulüplerin transfer yarışları, birbirinin oyuncularını alma kavgaları, arma aşkına savaşlar… Bu savaşların bitli piyadeleri, tirübünleri süsleyen asgari ücretli seyirciler. Üstelik piyon bile değiller, bir gün vezir olma şansları ise hiç yok.
Zulümden inleyen sesleri bastıran tezahüratlar, afyon gibi kitleleri uyuturken; coca cola sponsorluğundaki tirübünlerde Filistin pankartları, terör sevici firmaların sponsorluğunda terörü lanetleyen taraftar gurupları, kumar şirketlerinin reklamlarıyla sahaya çıkan futbolcuların hakemlerin kulüp yöneticilerinin hakkındaki bahis operasyonları, _‘’haram bahise karşıyız helal bahisle problemimiz yok’’_ manasında demeçlerle siyasetin kapıkulu futbol federasyonu… Amedspor – Bursaspor münakaşasıyla perçinlenen ayağa düşmüş makromilliyetçi kavgalar, milyon dolarlık futbolcuların son model arabalarının egzoz sesinde boğulan solcu taraftar gurupları, Trumpla top sektiren Ronaldo’ya İsrail mikrofonunu ittiği için evliya muamelesi yapan muhafazakar taraftarlarlarımız.
Tüm bunları bir kenera bırakalım ve çocukluğumuzda oynadığımız futbola dönelim. Taşlardan kurulan kale direkler, yırtık patlak ayakkabılarımızla, apartmanların henüz zindan demirleri gibi mahallemizi sarmadığı boş arsamızda bulutların üzerinde koşar gibi dört nala tozunu attırdığımız o sahanın heyecanını sektörün ruhsuz mabedlerinde bulmak mümkün değil. Arsadaki futbol; bu coğrafyanın milli futboludur. Borsadaki futbol; dünya düzeninin futbolumuzu, futbolumuzla beraber arsamızı, arsamızla beraber vatanımızı işgalidir. Unutmayalım bu ülkenin armasını küresel sermayenin efsunlu arenalarındaki gladyatörler, derbilerdeki on birler değil, söz konusu vatan olunca arsadaki topu bir kenara bırakıp cepheye koşan gerçek futbolcular temsil eder.
Bu ülkenin gençleri; İcardi, Osimhen, Talisca, Quaresma formalarıyla değil Beşiktaşlı kaptan Kazım, Fenerbahçeli Nurettin, Galatasaraylı Kürt Celal ve diğer niceleri gibi vatan için şehit olanların, olabilenlerin, olabileceklerin formalarıyla gezdiği zaman Türkiye tam bağımsız olacak, Türk futbolu da temiz futbola kavuşacaktır.
–Rıza Can Aşık–
*
*
Her hakkı mahfuzdur. Bu sebeple yazı ve şiirlerin bu sayfadan başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak; kaynak, yazar ve şair ismi belirtilerek ya da site bağlantısı eklenerek paylaşılabilir. Aksi paylaşımlar 5846 sayılı kanuna tabidir.