03 Kas 25 - Pts 9:59:am Sine-i Millet
Dark Light

Blog Post

Sine-i Millet > Edebiyat Köşesi > Şiir > UHREVİ SERÜVEN  

UHREVİ SERÜVEN  

Furkan Alp’in kaleminden…

Geberiverdi sevimli tavşan sekerken
Uyanıverdi İtalyan aşçıyı seyrederken

Kendisini dürbünlü tüfekle vuran oydu
Şimdi onun mutfağında onu seyrediyordu

Bahçesindeki sebzelerini yerken gafil avlandı
Yeyip hemen kaçacaktı fakat aşçı hızlı davrandı

Uyuyup uyandı sanki bir tezgahın üstünde
Cız bız ve cos fos sesleri buharların fevkinde

Kül rengi kara gözlü sevimli tavşan hayretli
Kel kafalı uzunca boylu Napolili aşçı gayretli

Doğramış küçücük sarımsakları zeytinyağının içine
Kesmiş tırnak tırnak sebzeleri küp gibi onun üstüne

Bir tavada cem edip böylece etin altlığını
Sıra ete geldiğinde tavşanı endişe sardığını

Fark edemezdi zira boz tavşancık ölüydü
Fakat nasıl ola ki tezgahtan onu görürdü

Hal bu vaziyyette hayvan da zor anladı hakikati
Eti çoktan doğranıp mutfağa varmış hilkati

Gözünün merkezi kalmış muvakkaten ruhunda
Böylece seyrediyor katilini sanki çok umrunda

Anlamış ki bedeniyle ruhu ölünce ayrılmış
Dünyalık telaştan neyse ki tez sıyrılmış

Gezindi bulunduğu konumda sırf ruhu zinde
İdrak ediverdi bu mutfak bir restoranın içinde

Aç bekleyen müşterilerden anlaşıldı zahiren
Bon apetit olacaktı bedeni az bir vakit ahiren

Neyse ki yeni evli bir çifte servis edildi
Çatal bıçakla girişen gençler etini dildi

Hayvanken hissetmediği şeyler duydu hüzünlenerek
Kendi bedenini yiyen üstün varlıklara imrenerek

Yutulan her bir lokmada hisleri kavileşti hayret
Tabakların sonu geldikçe naklolundu gayret

İnsanlık gayreti tabii o ne bilsindi fakat
Duyumsadı evvelden hiç almadığı bir tat

Çekti güçlü bir takat onu çiftin masasına cebren
Akıntıya karşı gelemezdi ama kaygısı vardı kerhen

Devamlı bir çekimle yöneldi kadının vücuduna
Git gide yaklaştı ve anlam veremedi süruruna

Birleşti mavi elbiseli kadının karnına tazyikle
Dehşete kapıldı bütün bu olanlar hangi saikle

Müthiş bir hikmeti daha kavrayacaktı birkaç güne
Şaşıracaktı mezkur mavi elbiseli hanım taze gebe

Hikmet ve dehşet ve şaşkınlık neyeydi
En az yaratılış sırrı kadar bilmeceydi

Zira birleştiği karında bir cenin oluştu
Bu çok ruhun birleşimiyle bir varoluştu

Kadının müstakbel veledi
Yani sabık tavşanın ruhdaşı

Eski hayatında tavşan idi
Artık eşref-i mahlukat yoldaşı

Böyle toplanıverir sürüyle ruhlar
Sonra cem ediverir rezzak

Birleşiverir doğmadan şuurlar
Budur her beşere tuzak

Yek hüdadan yok cüda bir vücud dahi
Yek ölümden yok dönüm bir odur sahi

-Furkan Alp-

*

*

Her hakkı mahfuzdur. Bu sebeple yazı ve şiirlerin bu sayfadan başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak; kaynak, yazar ve şair ismi belirtilerek ya da site bağlantısı eklenerek paylaşılabilir. Aksi paylaşımlar 5846 sayılı kanuna tabidir.

Visited 46 times, 1 visit(s) today

Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir