Furkan Alp’in kaleminden…
Geberiverdi sevimli tavşan sekerken
Uyanıverdi İtalyan aşçıyı seyrederken
Kendisini dürbünlü tüfekle vuran oydu
Şimdi onun mutfağında onu seyrediyordu
Bahçesindeki sebzelerini yerken gafil avlandı
Yeyip hemen kaçacaktı fakat aşçı hızlı davrandı
Uyuyup uyandı sanki bir tezgahın üstünde
Cız bız ve cos fos sesleri buharların fevkinde
Kül rengi kara gözlü sevimli tavşan hayretli
Kel kafalı uzunca boylu Napolili aşçı gayretli
Doğramış küçücük sarımsakları zeytinyağının içine
Kesmiş tırnak tırnak sebzeleri küp gibi onun üstüne
Bir tavada cem edip böylece etin altlığını
Sıra ete geldiğinde tavşanı endişe sardığını
Fark edemezdi zira boz tavşancık ölüydü
Fakat nasıl ola ki tezgahtan onu görürdü
Hal bu vaziyyette hayvan da zor anladı hakikati
Eti çoktan doğranıp mutfağa varmış hilkati
Gözünün merkezi kalmış muvakkaten ruhunda
Böylece seyrediyor katilini sanki çok umrunda
Anlamış ki bedeniyle ruhu ölünce ayrılmış
Dünyalık telaştan neyse ki tez sıyrılmış
Gezindi bulunduğu konumda sırf ruhu zinde
İdrak ediverdi bu mutfak bir restoranın içinde
Aç bekleyen müşterilerden anlaşıldı zahiren
Bon apetit olacaktı bedeni az bir vakit ahiren
Neyse ki yeni evli bir çifte servis edildi
Çatal bıçakla girişen gençler etini dildi
Hayvanken hissetmediği şeyler duydu hüzünlenerek
Kendi bedenini yiyen üstün varlıklara imrenerek
Yutulan her bir lokmada hisleri kavileşti hayret
Tabakların sonu geldikçe naklolundu gayret
İnsanlık gayreti tabii o ne bilsindi fakat
Duyumsadı evvelden hiç almadığı bir tat
Çekti güçlü bir takat onu çiftin masasına cebren
Akıntıya karşı gelemezdi ama kaygısı vardı kerhen
Devamlı bir çekimle yöneldi kadının vücuduna
Git gide yaklaştı ve anlam veremedi süruruna
Birleşti mavi elbiseli kadının karnına tazyikle
Dehşete kapıldı bütün bu olanlar hangi saikle
Müthiş bir hikmeti daha kavrayacaktı birkaç güne
Şaşıracaktı mezkur mavi elbiseli hanım taze gebe
Hikmet ve dehşet ve şaşkınlık neyeydi
En az yaratılış sırrı kadar bilmeceydi
Zira birleştiği karında bir cenin oluştu
Bu çok ruhun birleşimiyle bir varoluştu
Kadının müstakbel veledi
Yani sabık tavşanın ruhdaşı
Eski hayatında tavşan idi
Artık eşref-i mahlukat yoldaşı
Böyle toplanıverir sürüyle ruhlar
Sonra cem ediverir rezzak
Birleşiverir doğmadan şuurlar
Budur her beşere tuzak
Yek hüdadan yok cüda bir vücud dahi
Yek ölümden yok dönüm bir odur sahi
-Furkan Alp-
*
*
Her hakkı mahfuzdur. Bu sebeple yazı ve şiirlerin bu sayfadan başka bir yerde yayınlanması yasaktır. Ancak; kaynak, yazar ve şair ismi belirtilerek ya da site bağlantısı eklenerek paylaşılabilir. Aksi paylaşımlar 5846 sayılı kanuna tabidir.