29 Mar 26 - Paz 9:48:am Sine-i Millet
Dark Light

Blog Post

Sine-i Millet >

SİGORTALI BİR İŞE GİRMEDEN MUTLU OLUNMUYOR

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Her gün sabahın yedisinde elinde içinde ne olduğunu bilmediğim bohça gibi taşıdığı poşeti, tıraşını olmuş baba bıyıklarını takınmış ezandan önce cami durağında görürüm onu. Her gün haftanın her günü. Yahu bir günde izin yapmıyor mu bu adam. Var bir haller bunda, sakin sakin atar adımlarını tanısın tanımasın kimseye selamını esirgemeden geçmez, […]

devamını oku

Bugün 26 Mart

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Bugün 26 Mart 2026, bu tarihten tam 113 sene evvel Balkan Harbi’nin sonlarına doğru Edirne, Bulgar ve Sırp birliklerine teslim oldu. Edirne’de dünyaya gözlerini açmış bir Rumeli Türkü olarak ben de yörenin acılarını anılarını söyleyen türkülerle büyüdüm. Hep geldiğimiz yerlere bir özlemi anlatan o türküler yaşadığımız bu güzel şehri de anlatırdı […]

devamını oku

KAYSERİSPOR – SİVASSPOR MEYDAN MUHAREBESİ

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Türkiye’de ilk önyargılar neyle başlar diye sorulsa sanırım “Memleket neresi?” sorusunu buna cevap olarak verebilirim. Kahvehanelerdeki falancalıya sormuşlar filancalıya sormuşlar fıkralarından, falanca yerden adam mı çıkmış bayağı genellemelerine kadar alıp götüreceğimiz bu önyargı örneklerini daha sonra ırk, dil, din ve en son fikir önyargıları izler. Fikirsel bir önyargıya erişebilmek için epey […]

devamını oku

Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım – 3

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Bir koşardım ki o ezan sesine.. Yazın güneşin, evlerin sokağa açılan avlularındaki taşları ısıttığı günlerin göğü dolduran ezan sesleri kulaklarımıza meleklerin makamından gelmiş gibi hissettirirdi çocuk ruhumuzun temizliğiyle. Henüz kimseyi aldatmamış kimsenin bizi üzmediği zamanlardı. Çocuk gözümüzle her şey daha bir renkliydi. Gözlerimizi ne vakit açacağımıza güneş, eve ne vakit gireceğimize […]

devamını oku

Çocuklarımızı Yiyen Modern Satürn; Epstein İktidarı

Goya’nın Çocuklarını Yiyen Satürn tablosu; sağır kaldıktan sonra evinin duvarlarına çizdiği Kara Resimler olarak bilinen on dört resimden en meşhuru. Satürn doğan çocuklarının yerine geçmesinden korktuğu için onları doğumlarından hemen sonra yer. İktidarının hırsı ben olmazsam olmaz anlayışının bu tabloda en güzel yansıtılan hallerinden birisi. Hiçbir iktidar gibi onunki de sonsuza dek sürmez, nihayet karısının […]

devamını oku

Cübbesiz Rıza Hoca

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Bugün Amerika ve İsrail ile fazla dalaşmaya gelmez sonra faturası ağır olur minvalinde düşünüp konuşan topluma çobanlık yapanları işitiyoruz. Yine aynı kişilerin tarihin şanlı sayfalarında ‘’nice az topluluklar Allahın izniyle kendilerinden güçlü olanlara karşı…’’ ayetine mazhar olan şerefli dedelerimizin nice zaferlerini vaazlarında çatallı dillerine dolayıp pirim yaptıklarını da işitiyoruz. Acaba bu […]

devamını oku

Okumayı Bilip Okumamak = Okuma Bilmemek

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Evet, yine okumanın üzerinde duracağım. Bıkmadan usanmadan. Şöyle demişti Avrupalı tarihçi; “Avrupa’da krallar isimlerini yazamazken, Müslüman memleketlerinde okuma yazma bilmeyen köylü bulamazdınız.” Sanki çok eskilerden Kelile ve Dimne masallarının egzotik dünyasından bahsedermiş gibi geliyor insana ama değil. Bundan üç yüz sene öncesine kadar böyleydik. Dünyanın en büyük düşünürleri, yazarları, bilim insanları […]

devamını oku

Talat Paşa’ya Göre Birinci Dünya Savaşı’nı Neden Kaybettik

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı ilk iki sene İttifak Devletleri tüm cephelerde galip geliyordu. Almanların Batı cephesinde ilk başarılarını ve daha sonra Hindenburg’un Mazur Gölü çevresindeki zaferlerini, Çanakkale zaferi ve Kutul Amare zaferi izledi. Çarlık Rusya’nın savaştan çekilmesiyle iyice avantajlı konuma geçen İttifak Devletleri’nin çıkışı Verdun Muharebelerinde Almanya’nın durdurulmasıyla başlayıp diğer tüm […]

devamını oku