03 Tem 25 - Per 4:32:pm Sine-i Millet
Dark Light

Blog Post

Sine-i Millet

Mücadele

Umut Tolga Bulut’un kaleminden üstüm başım tırnak kesiğibaşımda ince sızı, masabaşı bel ağrısıev hizmetleri ikamet başvurusuhayatımı kurmanın randevusutilki usu, kurt uykusu, afakanlar somurtusuyazımızı elimizden aldılarmücadelemizi bizsiz kodular israil stratejik noktaları vuruyoriran habire füze yolluyornükleer konuşuluyor, rejim değişikliği konuşuluyorbibi go home, eğer homeless değilsenhamaney nerede saklanıyor sananedünyanın kaç parsel olduğu malumunsavaad edilmiş topraklar kaç kere vaad […]

devamını oku

Olmadı Pirince Yatır

şenlikli günlerin panayırlara çıktığı köylerdeyortular ısmarladın tükakasızbi bardak daha yuvarladın tanımsız bura’larkırpıktı günlerin sayılmadı saçma sorular sen öyle ki hibrit bir araç al az yaksınmevduattakini ay sonuna eriştirbelki sosyal medya’dan da biraz geliryine yortular ısmarla – (yani ucuz uçak bileti)bu sefer ovalardan, şura’lardanmükellef misin al sana vergi cenneti kaygı kov sıra sav ruh cenge yanaşmazdövünme […]

devamını oku

Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım – 2

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… “İlkokul sıralarında başlayan ‘demokrasi’ deneyimimiz ne kadar demokratikti? Sınıf başkanı seçilen bir çocuğun gözünden iktidar, ayrıcalık, adalet ve güç arzusu” temalı yazının ikincisinde bu kez sabık başkanın gözünden olan biteni izliyoruz. Sabık başkan olarak muhalefet sıralarından iktidar kürsüsüne baktığım ilk günler çok onur kırıcıydı. Dün kanatlarımın altında olan sınıfta bugün bir […]

devamını oku

Mürekkebimiz Akmazsa Kanımız Akar

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Sözün gücünden daha güçlü bir silah bilmiyorum. Dilimizle buğuz etmek, kalbimizden önceki son siperimiz. Elimizin kolumuzun acziyyet içerisinde kaldığı bu çağda dilimizi kuşanıp inkisarımızı en azından kâğıda geçirerek er meydanının tozunu yutmaya geldik. Kaybettiğimiz siperleri geri almak, geride kalan milletin sınırlarını muhafaza etmek sözümüzü bilememize bağlı. Yurt odur ki; onun için […]

devamını oku

Terziler Geldiler

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Halife çıplaksa ve çıplaklığının farkındaysa ve toplum da bir kaftanın varlığını kabul ediyorsa bu o toplumun helâkıdır. Böyle bir toplumda kabul edilen gerçeklik, herkesin üzerinde anlaştığı en güzel yalandır. Ayrıcalıklı bir kısım için bu yalan; güzeldir, konforludur, faydacıdır ama yalandır! Bu yalan sahtekâr bir çevre yaratır ve yalancılar aynı yalanı kabul […]

devamını oku

Çocuk Olmak İstiyorum Mavi Göğünde

Ne mühim şeylerdi. Bakkala ekmek almaya gitmek bile başlı başına bir serüvendi. Bu kutsal görev evin en küçüğüne verilirdi. Basılması gereken taşlar basılmaması gereken taşlar zıplaya hoplaya bakkala koşmak. Eve en güzel ekmeği seçmek, daha o yaşta eve ekmek götürmenin saadetini tatmak. Hayatın güzellikleri ve incelikleri hala küçük şeylerde miydi?

devamını oku

Oğuz Atay’la Birlikte Tutunamayanlar

Rıza Can Aşık’ın kaleminden… Sadece sen miydin tutunamayan Oğuz Atay? Seninle içine sığmakta güçlük çektiğim okul sıralarında tanışmıştık, matematik formülleriyle, muhtelif derslere ait küçük kopya notlarıyla, âşıkların aşklarının adını yazdıkları temizlik düşkünü hocalarımızın utanç verici bulduğu metruk ahşap sıralarda… Tabii arkadaşlarım gibi bende ilk okumamda yenik düştüm tuğla gibi kitabının sayfalarına. Okumanın okulda bile marjinal […]

devamını oku