Hifa Berre’nin kaleminden… Bir yağmur farz edersek hislerimizdeki samimiyeti,Kurak bir toprağa doğmuş suya hasret çocuklarız her birimiz.Bir eli tutmanın bin
Mırıldanırken şol sevda türküsünü ol şeyda bülbülUmmadık ummanlara düşüp seyran ettirirDalından koparırsan solmaz mı ol kırmızı gülElbette uzaktan izlemek belki
Umut Tolga Bulut’un kaleminden… eskilerden aldığı bir tavrı vardı tatlı sertbakardı koşumlarına kıvrak geceninorada donuk gülüşüyle kahveci çırağıgurbet diye sayıklardı
Furkan Alp’in kaleminden… Geberiverdi sevimli tavşan sekerkenUyanıverdi İtalyan aşçıyı seyrederken Kendisini dürbünlü tüfekle vuran oyduŞimdi onun mutfağında onu seyrediyordu Bahçesindeki
Hasret Topçu’nun Kaleminden… Ey benzi solgunEtine sımsıkı yapışan nergisim benimSenden hiçbir şey kalmayıncaya kadar bakadur o ince tülün ardındanYaşam geri
Hifa Berre Toprak’ın kaleminden… Tutuşmuş bir yangının amansız hastası eteklerim dün gece. Kalemim sussa bağıramadıklarımı; bir ay parlar mehtabıyla göğü
bağçemiz harmanönü, dalda üç parmak acuransızın verilen bir karar gibi büyümüştadında bir hamlık var esenlikler dilenmişyaprağında sütüyle kırılarak yürümüş pınarbaşı
Cemre Eslem Akın’ın kaleminden… Durup düşünmeye başladığın, Karşına kendine koyup baktığın İçindekileri bir başkasına değil, Kendine haykırdığın, yerdeyim Sendeyim, içindeyim